.

Cumartesi, Ağustos 11, 2007

İstanbul'da Keyifli Bir Pazar Sabahı Teklifi #

Haftasonu boğaza nazır mükellef bir kahvaltıya ve sonrasında
botanik bahçesinde bir gezintiye ne dersiniz?

Bu yazımda bir değişiklik yapıp İstanbul'un kültürel mekanlarından veya sanatsal etkinliklerinden değil yeni keşfettiğim doğal güzelliklerinden bahsetmeye karar verdim. Sizin de bir haftasonu kendinize vakit ayırarak aynısını denemenizi öneririm :) Pişman olmazsınız.

Miskin ve sıcak bir Pazar günü Bebek'ten vapura binip püfür püfür rüzgar eserken karşı kıyıya Anadolu Hisarı'na geçtik. (Vapur Hareket Saatleri) Yolculuk yaklaşık 10 dk sürüyor, o nedenle tadı damağımızda kaldı. Taksiyle kahvaltı yapacağımız mekanın olduğu tepeye çıktık. Güzelcehisar Cafe eşinizle, dostunuzla uzun saatler boyunca keyifle paşa kahvaltınızı
(trendy adıyla brunch :) yapabileceğiniz, zevkli bir biçimde tasarlanmış, bahçe içinde nezih bir mekan. Güzelim Boğaz manzarasının ayaklarınızın altında serili olduğundan bilmem tekrar bahsetmeme gerek var mı? Açık büfe kahvaltı portföyü çok çeşitli değil ama yine de tatmin edici olduğu söylenebilir. Dergimizi, gazetemizi karıştırarak, çene çalarak tembel tembel burada vakit geçirdikten sonra Tema Vakfı'na bağlı Otağtepe Parkı'na doğru yola koyulduk. 15 dakikalık bir yürüyüşle buraya varılabiliyor. Parka giriş ücretli, 1 YTL.


Otağtepe Parkı aslında Tema Vakfı'na ait bir Botanik Bahçesi. İstanbul'un en güzel Boğaz manzaralarından birine sahip. Fatih Sultan Mehmet köprüsüne yukarıdan hakim; farklı bir açıdan seyrediyorsunuz güzelim İstanbul'u. Avrupa Yakası'ndan karşı yakayı izlerken 2. köprünün hemen yanında dalgalanan büyük boyutlardaki Türk bayrağı mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Bu bayrak tam olarak da bu parkın içinde yer alıyor. Park İstanbul'daki bilumum parklar gibi dumanaltı piknikçilerin istilasına uğramamış; bırakın mangal yakmayı "Çimlere örtü sermek yasaktır." gibi uyarı levhalarıyla bu durumunun önüne geçiliyor.

Tam öğle sıcağı altında dolaştık parkı. Yürüyüş parkurlarının kenarlarında dikili ağaçlar henüz gölge ve serinlik verecek boya erişmediği için biraz zorlandık yürürken. Ağaçlar büyüyene kadar akşam vakti veya sabahın erken bir saatinde dolaşmakta fayda var burayı. Parkın içinde nilüferlerle kaplı bir gölet bulunuyor. Gölet kurumuştu ama yine de bir kaplumbağanın yüzebileceği kadar su birikintisi vardı içinde. Bitkileri bilmez ve anlamaz gözlerle es geçip "Botanik Bahçesi acaba nerede?" diye parkın içinde merakla bakındım. Park çıkışında farkettim bitki isimleri A'dan Z'ye sıralanan tabelayı. Meğerse içerde 200'den fazla bitki çeşidi bulunuyormuş. Bitkilerin önlerinde isimlerinin ve açıklamalarının yer aldığı bilgilendirici levhaların yerleştirilmemiş olması çok büyük bir hayal kırıklığı.


Önümüzdeki yıllarda park içinde kafeler açıldıkça, fidanlar büyüdükçe ve botanik bahçesi olarak daha özenli bir düzenlemeye gidildikçe buranın daha hareketli ve popüler bir yer haline geleceğine inanıyorum. Siz en iyisi kalabalıklaşmadan bu güzelim mekanı ilk keşfedenlerden olun.

Tuğba Tarakcı
22 Temmuz

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!






Önceki İletiler

RSS

RSS register icon

Arşiv

Sponsor



Dikkatimi Çekenler

Sponsor