Oyuncak Müzesi'nde Nostalji

Kadıköy’den taşınmadan önce ne zamandır görmek istediğim Erenköy’deki Oyuncak Müzesi'ne mutlaka gitmeliydim. Ve Ramazan Bayramı’na iki gün kala ordaydım.
Sunay Akın yıllarca dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla kurmuş Türkiye’nin ilk “Oyuncak Müzesi"ni. Oyuncaklar müzeyi ziyaret edenlerin ve başkalarının bağışlarıyla ise artmaya halen ediyor.

Köşkün içindeki gezintime çatı katından başlıyorum. 2003’de basılan “Kırdığımız Oyuncaklar” kitabında Sunay Akın Berlin’deki bir eskiciden aldığı tekerlekli atın İstanbul’da kurmayı düşlediği oyuncak müzesinin ilk parçalarından olduğunu yazmıştı. Çatı katında bu tekerlekli tahta ata rastlıyorum.
Erkek Çocuklarına

Bir alt katta “Asker Odası” var. İki erkek kardeşin 1904 yılında kurduğu Hausser Oyuncak Şirketinin elastolin plastikten ürettiği oyuncak askerler burdakiler. İlk oyuncak askerler iki boyutlu üretilirken, bu plastiğin keşfiyle savaş meydanlarında ölen, öldüren, yerde sürünen, telsizle konuşan, sedyede yatan, matarasından su içen, ata binen yüzlerce çeşit üç boyutlu hareket halinde oyuncak askerler üretilmeye başlanmış. Nazi, İngiliz, Fransız, Türk vd 300’den fazla oyuncak asker var burada. Naziler daha Ari Irk hayallerinin peşinde savaşa başlamadan önce savaşın oyuncaklarını ürettirmişler. Odadaki savaş meydanı maketleri gerçekten etkileyici; ancak çocukların, çocukları öldürmüş bu savaş oyuncakları ile 2. Dünya Savaşı daha başlamadan oynamış olmasının fikri bile oldukça ürkütücü.

Başka bir odada çeşit çeşit oyuncak ayılar nam-ı diğer Teddy Bear’ler sergileniyor. Teddy Bear’in doğuş hikayesi oldukça ilginç:
ABD Başkanı Roosevelt’in av merakını bilenler kendisine şirin görünmek için yavru bir ayı yakalar ve onu vurması için önüne atarlar. Bu olaya büyük tepki gösteren Roosevelt yavru ayının ormana bırakılmasını emreder. Öyküyü gazeteden okuyan Morris Michtom oyuncak bir ayı yapmasını ister karısından. Michtom eşi Rose’nin elinden çıkan oyuncak ayıyı karikatürle birlikte Brookleyn’deki mağazasının vitrinine koyar. Günler geçtikçe tüm kent oyuncak ayıdan başka bir şey konuşmaz olur. Michtom karısına diktirdiği yeni bir ayıyı Beyaz Saray’a gönderir ve başkandan isim babası olmasını ister. Böylelikle 1902-1903 yıllarında Ayı Teddy doğmuş olur.
(Sunay Akın, Kırdığımız Oyuncaklar, 2003)
Kız Çocuklarına
Bir vitrinde kız çocukların yıllarca gözdesi olmuş Barbie Bebekler var. Karı koca kızları Barbara için ilk defa 1959 yılında üretmişler Barbie bebeği. Bugüne kadar üretilen tüm Barbie’ler ucuca dizilse dünyanın çevresini 3.5 kere dönermiş.
Çerçevelerin içinde bebek giydirmece kartonları sergileniyor. Oyun basit: kartondan kız çocuğu resmi ve yine kartondan giysiler, aksesuarlar kesilir ve bunlar kız çocuğunun üzerine giydirilir. Şimdilerde bu asırlık kartondan oyuncaklar internet ortamında sanal oyuncaklara dönüştü.

Kız çocuklarının anne modelini pekiştirmesi için oyuncaklar: mutfaklar, yemek takımları, banyolar, ev eşyaları, oyuncak evler... Porselen, seramik, bez, plastik boy boy bebekler...
Eyüp Oyuncakçıları

Eyüp’de “Oyuncakçılar Çarşısı"nı gezerken boş yere Eyüp Oyuncakçısı'nı aramış olduğumu burada öğreniyorum. Çünkü son Eyüp Oyuncakçı’sının kapısına 1950’de kilit vurulmuş. Duvarlarda bu oyuncakçıların fotoğrafları var. Küçük bir oyuncakçının ise maketi kurulmuş. Maketin içinde Eyüp’de bulamadığımız oyuncakçıyı ve yaptığı oyuncakları görüyorum. Tahtadan cambaz, topaç, Hacivat Karagöz kuklası, tef, darbuka, beşik, araba, gemi, çeşitli ev eşyaları... Hilafet döneminde insan ve diğer canlı tasvirleri içeren oyuncaklar yasak olduğu için bu oyuncaklar arasında pek bebek, hayvan gibi oyuncaklara hatta resimlerine bile rastlanmıyor.
Ve Diğer Oyuncaklar
Çizgi film karakterleri de unutulmamış. Bir vitrinde ilk 1926’da üretilen Mickey Mouse oyuncağı var. Eski çizgi film klasiği Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney 1928’de bu oyuncaktan esinlenmiş. Temel Reis ve Safinaz, Batman ve Robin, Şirinler ve diğer eski dostlar da burada.

İnsanoğlu aya inmeden, Wright kardeşler uçağı, Lumiere kardeşler ise sinema makinasını icat etmeden önce hep hayalleri kurulmuş; tüm bunlar gerçekleşmeden önce oyuncakları yapılmış. Uzay odasında robotlar, bilim kurgu karakterleri, uçan daireler, roketler, ışın tabancaları sergileniyor. Resimdeki 1927’de yılında yapılmış dünyanın ilk uzay aracı oyuncağı.
Başka bir katta teneke oyuncaklar sergileniyor. Tenekeden yapılmış polis ve itfaiye araçları, otobüsler, bisikletler...Bu oyuncakların en ilginç tarafı taşıtları kullanan insanların resim olarak üzerlerine çizilmiş olması. Sunay Akın, bunun çocukların hayalgücünü artırdırdığından ve 1980’lerde teneke oyuncakların çocukların sağlığına zarar verdiği gerekçesiyle kaldırılıp yerlerini plastik oyuncakların almasıyla çocukların bu gelişimlerinin engellendiğinden, bahsediyordu.

Penny Oyuncakları (1890-1930) İngiltere’de sokak aralarında sadece 1 Penny’e yoksul çocuklara satılan oyuncaklar. Şimdilerde tanesinin değeri binlerce ABD doları ediyormuş.
2. Dünya Savaşında yenilen Japonya savaşın hemen sonrasında ilk pilli oyuncakları üreterek dünyadaki oyuncak pazarını tekeli altına almış.

İngiltere’de Viktorya döneminde çocukların Pazar günleri Nuh’un gemisi dışında oyuncaklarla oynaması yasakmış.

Birbirinden etkileyici kızılderili ve kovboy maketleri...

Düğme, sünger, bez parçaları gibi eldeki malzemelerden çocukken okulda yaptığımız bez bebeklerden...
Oyuncak Müzesini küçük çocuklardan çok büyümüş çocuklar geziyor. Oyuncaklar da hep 1980 öncesine ait olduğu için tabi gezi bir anda nostaljik bir hal alıyor. ‘80 kuşağından olduğum için gözlerim bizim dönemin oyuncaklarını arıyor: lastik ipler, legolar, uzaktan kumandalı yarış arabaları, sahici gibi görünen bebekler, renkli oyun hamurları, Game Boy, TV?!...21.Ekim.2006
Tuğba Tarakcı
Etiketler: müze, oyuncak, oyuncakmüzesi
bu yazıyı sevdin mi?
hemen
una ekle!

