.

Cumartesi, Mayıs 03, 2008

Bir Öğle Vakti İstiklal Caddesi Boyunca Sergi #

Bir öğlenimi, ne zamandır vakit ayırmadığım

sergilere ayırmaya karar verdim.

En kısa zamanda, en çok serginin dolaşabileceği

İstanbul'daki tek mekan İstiklal Caddesi.

Ben de, İstiklal Caddesi'ni baştan sona

yürüyerek karşıma çıkan her sergiyi ziyaret

etmeyi hedefledim.


İlk rastladığım sergi bir açık alan sergisi oldu.

Taksim meydanında anıtın çevresinde dikili renk renk, desen desen

işlenmiş on tane kadar lale heykeli var. Geçen sene gerçekleşen

'İnek Festivali' ( Cow Parade) mantığında kurgulanan serginin

en güzel örneğine Bebek Parkı'nda rastladım. Ters dönmüş bir

lale ile sema eden Mevlevi bir dervişi tasarlanmış.



İkinci durağım caddenin hemen sağındaki Fransız Kültür

Merkezi'nin içindeki fotoğrafçı İbrahim Göksungur'un "Dünyanın

Karanlık Yüzü" isimli sergisi. İbrahim Göksungur dünya

üzerindeki çeşitli kültürlerden gelen insan yüzlerini

fotoğraflamayı hedeflediği "Yeryüzü'nün Yüzleri" isimli

fotoğraf serisinin bir halkası olarak Afrika'nın göbeğindeki

Mali ve Burkina Faso'da siyah tenli insanları betimlemiş.

"Burada göreceğiniz fotoğraflar, bi yoksulluk edebiyatı

oluşturmak için çekilmedi. Buradaki insanlara acınmasını

sağlamak da değil amaç. Bu, o insanlara, o yoksul ama

yoksullukla başa çıkmasını bilen onurlu insanlara büyük bir

haksızlık olurdu. Yoksulluklarını bilen, bilgece kabul eden ve

bunu bir trajedi gibi değil, yaşamın mücadele edilmesi gereken

bir gerçeği olarak algılayan bu insanlar..." diye tarif ediyor

fotoğrafçı bu insanları. Yoksulluk denen somut gerçekliğin

içinde o yokmuş gibi hayata tutunmuş insanlar görünüyor

fotoğraflarda. Mutlu, özgür ve rahatlar.

Onlar da en az herkes kadar hayat gailesi içindeler.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi orada da erkekler, kadınlar ve

çocuklar. Erkeklerin belli ki en büyük keyiflerinden biri

demledikleri çayı yudumlamak. Kadınlar dünyanın her yerinde

olduğu gibi önce annelik, sonra ev işlerini halletmenin

tasasında. Çocuklarsa her daim oyun oynamanın peşinde. Ünlü

giyim markalarına ve futbol takımlarına ait kasketler ve

kıyafetler ise küreselleşmeyi gözümüze tekrar sokuyor. Sergi 10

Mayıs'a kadar devam ediyor.


Bir sonraki durağım Galatasaray okulunu geçince solda bulunan

Yapı Kredi Kültür Merkezi'nin Sermet Çifter salonunda

sergilenen "İnsan ve Asker Kazım Karabekir sergisi". Bu

sergiden aklımda iki şey kaldı. Birincisi, Kazım Karabekir'in

Atatürk askerlik görevinden uzaklaştırıldığı dönemde, Atatürk

vefalı, cesur ve dürüst arkadaşı Kazım Karabekir'den şüpheye

düştüğü bir sırada arkadaşının "Emrinizdeyim Paşam!

Ben,subaylarım, erlerim, kolordum, hepimiz emrinizdeyiz!"

diyerek arkasında bir bölük askerle paşasını ziyarete gitmesi

ve paşasıyla kucaklaşmaları.


İkincisi ise, Kazım Karabekir'in büyük "Çocuk Davası". Kendi

deyişiyle, "Yoksul ve bakımsız çocukları devlet himayesine

alarak memleketin diğer çocukları gibi başarılı ve hayat

mücadelesinde kudretli kılacak maddi ve fikri bir talim ve

terbiye ile donatmak benim öteden beri güttüğüm davadır. Ben

buna "Çocuk Davamız" diyorum." Anadolu'dan binlerce bakımsız

çocuğu alarak onların okula gitmelerini ve meslek sahibi

olmalarını sağlamak, Kazım Karabekir'in hayatında ona en büyük

zevki veren başarılarından olmuş.



Üstteki fotoğrafta Kurtuluş savaşı sırasında yetim kalmış

yoksul çocuklar görünüyor. Kazım Karabekir'in himayesine giren

bu çocuklar sadece kısa bir süre sonra pırıl pırıl bir hale

geldiler.


Yapı Kredi Kültür Merkezi'nin bitişikteki diğer sergi salonunda

ise Pınar Yolaçan'ın sıradışı olduğu kadar, seyrederken insanı

rahatsız eden fotoğraf sergisi var. Farklı milletlerden

ürkütücü bakışlara sahip kadınların kıyafetleri çeşitli iç

organlarıyla bezenmiş.


Son sergi ise, İstanbul Odakule'deki Metin Erksan Kafkas'ın

resim sergisi. Ressam yumurta forumunu kullanarak yağlı boya

tablolar resmetmiş.


Kültür ve sanat gezimi sona erdiriyorum, ancak yürümeye devam

ediyorum. Tünel'in orada soldan Galip Dede caddesi'ne saparak

yokuş aşağı Karaköy'e doğru yürümeye başlıyorum. Yürüyüş

esnasındaki uğrak noktalarım için lütfen sonraki yazılarımı

bekleyin :)
Tuğba Tarakcı / 3 Mayıs 2008


Yazılardan Seçmeler


Cibali-Fener-Balat Gezintisi

Oyuncak Müzesi'nde Nostalji

Eyüp'de Bir Gece

Eyüp'de Gündüz

Etiketler: , , , , , ,


 bu yazıyı sevdin mi?  hemen una ekle!






Önceki İletiler

RSS

RSS register icon

Arşiv

Sponsor



Dikkatimi Çekenler

Sponsor